ÇOCUKLAR İÇİN ÖZ DÜZENLEME ÖNERİLERİ - UZM. ECE TÜRKMUT DERE

Çocuklar için öz düzenleme önerileri:

UZM. ECE TÜRKMUT DERE

UZM. ECE TÜRKMUT DERE

Çocuklar endişe, üzüntü, korku, öfke vb hislere kapıldıklarında ya da aşırı uyarıldıklarında sözle telkin etmek pek bir işe yaramaz. Duyusal olarak da desteğe ihtiyaç duyarlar. Çocukların regülasyonuna yardımcı olabilecek bazı öneriler paylaşmak istiyorum. Bu önerileri bir reçete gibi algılamak yanlış olur. Her durum özeldir ve her çocuğun ihtiyacı farklıdır; ama bu öneri ve oyunları deneyebilirsiniz.

  • Ara vermek 

  • Köpüklü balon üflemek.

  • Rüzgar çarkı üflemek.

  • Sakız çiğnemek.

  • Spor lastiklerini çekiştirmek.

  • Sert bir şekeri emmek.

  • Smootie gibi yoğun bir içeceği pipetle içmek.

  • Suyu pipetle köpürtmek.

  • Buz emmek.

  • Serin su içmek.

  • Organik hoş kokulu yağlarla oynamak. (Sürmek, koklamak vb)

  • Müzik dinlemek.

  • Sesli kitap dinlemek.

  •  Doğa sesleri dinlemek.

  • Yürüyüş yapmak ya da bisiklete binmek. (Çocuklar, hava nasıl olursa olsun her gün  açık havada yeterince vakit geçirmelidir.)

  • Sert olmayan zeminlerde zıplamak. (Örn. yatak, koltuk, trambolin)

  • Salıncakta sallanmak.

  • Lego ile oynamak.

  • Yap-Boz ile oynamak.

  • Tebeşir  ile çizim yapmak.

  • Resim yapmak/boyamak.

  • Bir kediyi ya da köpeği sevmek.

  • Ağaca tırmanmak.

  • Sessiz bir yere gitmek.

  • Ses geçirmez kulaklık takmak.

  • Gözleri kapatıp 10 dan geriye saymak.

  • Şarkı söylemek ya da enstrüman çalmak.

  • Zihin kavanozu kullanmak.

  • Akvaryumda balıkları izlemek.

  • Dans etmek.

  • Yoga yapmak.

  • Baş aşağı durmak.

  • Köpüklü banyo yapmak.

  • Organik hoş kokulu bir losyonu kendine sürmek.

  • Masaj- Kas ve  eklemleri rahatlatma.

  • Saçı ya da bedeni fırçalamak.

  • Aynada komik suratlar yapmak.

  • El işi yapmak.

  • Gölge oyunu ya da kukla ile oynamak.

  • Duvarı itmek.

  • Güneş gözlüğü takmak.

  • Işıkları kapatmak.

  • El feneri ile kitap okumak.

  • Merdiven çıkmak ya da tırmanma duvarına tırmanmak.

  • Olumlama yapmak.

  • Oyun hamuru ile oynamak ya da Stres topu sıkmak.

  • Ağır iş yapmak. (Temizliğe/ Bahçe işlerine yardım vb)

  • Ağır bir battaniye sarınmak ya da ağırlık taşımak. (Örneğin sırt çantasını  biraz fazla doldurup onunla bir süre yürümek.)

  • Battaniye ile sıkıca sarmalanmak.

  • Bir oyuncağa ya da yastığa sıkıca sarılmak.

  • Birine sarılmak.

  • Hayvanlarla oynamak.

  • Hayvan taklitleri yapmak.

Hayvan taklitleri oyunu aşağıdaki görselde anlatılıyor. Her bir hayvan taklidi 45 saniye sürer. Taklitlerin arasında 15 saniye dinlenin. Hareketleri çocuğunuzla birlikte yapmaya çalışın, hatta mümkünse hayvanların özelliklerini de düşünerek birlikte hikayeler yaratabilirsiniz. Hem bu oyunu hem de yukarıdaki önerileri istediğiniz sıklıkta uygulayabilirsiniz.

cocuklar-icin-oz-duzenleme-oyunu.png


Uzm. Ece Türkmut Dere

Axis Mundi Project

Post Travma Çalışmaları ve Introceptive Yoga Türkiye

https://www.projectaxismundi.com

Tüm Hakları Saklıdır. Yayınlanan çeviri, makale, yazı, döküman, dosyalar izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. 

Copyright © Ece Turkmut Dere 2019

Okullar Açıldı. Sorunlar Başladı. - Uzm. Başak Fındıkçıoğlu

Okulların başlangıç tarihi yaklaştıkça sosyal medyada okula başlama, okul başarısı vs. konularında yazılar da dolaşmaya başladı.  Birbirlerinin tezini çürüten bu yazılar kafa karıştırıcı olabiliyor. Yazılarla kalsa yine iyi. Arkadaşlarınız, öğretmenler, televizyon programları… Her kafadan bir ses, bir çözüm. Size yardımcı olmaya çalışsalar da bazen daha büyük korkulara ve gerginliklere sebep olabiliyorlar.

Bu yazıların, söylemlerin ortak özelliği; genel geçer olmalarıdır. Bireysel farklılıkları göz ardı etmesidir. Çoğunlukla söylenen yöntemler işe yarıyor olsa da doğru yöntem çocuğunuza göre olanıdır.

Bu noktada size düşen en zor görev; çocuğunuzu objektif olarak değerlendirebilmektir. Nelerden hoşlanır, nelerden korkar, damarı nedir? Kendinizden bağımsız, annelik duygusunu kenara bırakarak değerlendirmelisiniz. Karşınızdaki bireyi tanıdığınızda doğru iletişim yöntemini de bulacaksınız.

Uzm. Başak Fındıkçıoğlu

Tiyatrohane Yaratıcı Drama Eğitmeni 

Yolda Yürümek- Öğr. Gör. Erdem Erem

-“Erdem hocam nasıl başladınız bu dramaya?” sorusunun cevabını, önceden “Bunu bir mektupla yazmaya ne dersin?” diyen canım hocam Burcu Akhun’a yazdığım bir mektupta buldum. Sene 2002’ydi ve dramaya başlayalı üç sene olmuştu bu satırları yazarken… Bugün o zamanki Erdem’in dilinden, noktasına virgülüne dokunmadan çok özel bir mektubumu sizinle paylaşmak istedim…

yaratıcı drama erdem erem

YOLDA   YÜRÜMEK

      Adam yolda yürüyordu. Elindeki kitaba umut dolu baktı ve “Ne çok şey var sende okunacak.” diye içinden geçirdi. İçindeki mutluluk muydu yoksa heyecanın ta kendisi mi, bilmiyordu. Elindeki kitaba tekrar baktı ve daha da hızlı yürümeye başladı. Yürüdükçe yol genişliyor, yollar caddelere, sokaklara ayrılıyordu. Yürüdükçe hızlanıyor hızlandıkça elindeki kitap kalınlaşıyor ve yollar birbiri ardına eklenip çoğalıyordu. Hızlandı, hızlandı, hızlandı... Bir anda çivi gibi olduğu yere çakıldı kaldı. Önceki yolları kolaylıkla geçmişti fakat hala istediği yolu bulamamıştı. İşte karşısında bir sokak vardı “Yok yok.” dedi, besbelli bu da öncekiler gibiydi ve yolda yürümeye devam etti. Sokağa girdi. Yürüdüğü kaldırımlar sanki değişmeye başlamıştı. Peki ya kitap? O da gittikçe değişiyordu. Sanki ayağının altındaki kaldırımlar, binalar, evler, insanlar, kediler, çöp kutuları, yalnız başına yanan sokak lambaları, gece bekçisinin düdüğü... Bu sokakta ne vardı? Yürüdükçe ışığa, kendine, insanlara yaklaşıyordu sanki. Yürüdü, yürüdü, yürüdü... Artık bu yol onun doğası, kanı, canı, kitabı yani yaşamı olup çıkmıştı. Şöyle bir baktı geçtiği yollara ne kadar da dolu zannedip boş yaşamıştı bazı şeyleri ama kitabının hiçbir sayfasından utanmamış pişmanlık duymamıştı. Bu sokak artık onun yuvasıydı ve yaşam kitabının sayfaları artık bu sokakta yazılacaktı...

      İşte böyledir yaşam serüveni. Bir amaç edinip ona bağlanma süreci… Belki değişen insanlardır, sokaklardır veya kimsenin aldırış etmediği diğer insanın doğasıdır ama yaşananlarda baş rol oyuncuları değişse de değişmeyen tek şeyin değişim olduğu konusuna takılır bu hikayenin görünmeyen noktaları, satır araları...

      Benim de böyleydi dramaya başlayışım. Hacettepe’de Ayşegül Calepoğlu hocamın verdiği bir ödev arkasından A.Ü. Yaratıcı Drama Topluluğu, sonrasında İnci, Ebru, Tülay, Ömer, Ali, Ayşe Çakır, Ayşe hocalarım*. Tanışılan birçok kişi, yaşanan anlar, hepsi önemli tekrarlanamaz yaşamlar... Hayatımda neleri değiştirdi sorusuna gelecek olursak neleri değiştirmedi ki? En başta yaşamımı olduğu gibi değiştirdi. Yaşamın yeni bir sokağıydı ama belki de en uzun kalmak istediğim ve kalacağım sokaktı. Benim ben olmamı sağladı diyebilirim. Yaşadığım çevre ve insanlara karşı hareketlerim değişti. Hedefimi tam olarak belirledim ve bu doğrultuda ilerlemeye çalışıyorum.

      Çoğu zaman dendiği gibi “Sahne hayatın provasıdır.” demiyorum . Hayatın tam içinde hem de tam ortasında yer alan drama “Hayatın kurgusallıkta oluşturulan gerçek bir provasıdır.” Unutmayalım ki biz ne kadar oynarsak o kadar hayata bağlı ve hayatı o kadar iyi tahlil eder hale  geliyoruz.

*İnci San, Tamer Levent, Ömer Adıgüzel, Tülay Üstündağ, Ali Öztürk,Ayşe Çakır İlhan, Ayşe Okvuran, Ebru Turan Varol, Naci Aslan… (titrlerinden öte insanlar ki canım hocam Tülay Üstündağ’ın dediği gibi “ön ekler, sıfatlar geçicidir isim bakidir”)

2002 - ERDEM EREM

Siz tatildesiniz ama biz yeni sezon için çalışmaya başladık bile.

Yeni sezona hazırlanıyoruz! Ağustos ayının bu ilk günlerinde Afrika sıcakları hepimizi buharlaştırırken usanmadan yaratmaya çabaladığımız dünya için kolları sıvadık. Oyunculuk eğitimi için eğitmenlerimizle yapacağımız toplantıda yeni ders programımız belirlenecek. Yaratıcı drama eğitmenimiz ile bu sene gerçekleşecek çocuklar için yaratıcı drama derslerimizde izlenecek yolu konuşacağız. Doğaçlama tiyatro topluluğu ile yaptığımız tiyatro sporu oyunumuz bizi heyecanlandırdı, seneye nasıl bir yol izleyeceğimiz ile ilgili farklı düşüncelerimizi paylaşacağız. Tiyatro topluluklarımız ile ilgili oyun seçimleri hepimizi heyecanlandırıyor. Geçtiğimiz sezon İzmir'de seyircinin karşısına Veresiye Tekli Etmeyin Lütfen! isimli kara komedi oyunumuz ve At isimli komedi oyunumuz ile çıktık. Bakalım bu sene İzmir seyircisi için neler hazırlayacağız. Eğitimlerimiz ve kayıt görüşmelerimiz başlayana kadar size iyi tatiller bize de iyi çalışmalar.